Yeni yıl ile birlikte, nüfusunun %80’ninin gayri safi milli hasılanın ancak %17-20’ sini paylaştığı bizim gibi ülkelerde çalışanlara verilecek maaş artışı gündemin ilk sırasını oluşturur. Bozuk paylaşımın yanına resmi kayıtlarda %46, dar gelirli vatandaşın cüzdanında %90 ‘ları aşan bir enflasyonda varsa artışların konuşulması ve önemi kaçınılmaz bir sonuçtur.
Devletimizi yönetenler, her yıl “dar gelirlileri enflasyon canavarına ezdirmeyeceğiz” söylemlerini tekrarlasalar da tek gerçeğin yüksek fiyat artışlarının alım gücünü,” alım yapamazlar” haline getirdiğidir. Zamlı maaşların bırakın en düşük maaş alan emeklileri, eğer evini alamadıysa en yüksek emekli maaşını alanların bile ödeyemeyeceği vergi ve kira artışlarına yetmeyecek seviyeye ulaşmıştır.
Yaşlı ve dullara verilen zamlı maaşlar, ülke gelirinin %80’nini paylaşanların bir misafirine ikram ettiği çay kahve parası bile değildir. Bunun adı sosyal devlet yapısıyla ne kadar uyumludur.
Yoklukta, fedakârlık yapılması noktasında,” Türk Milleti” içinde bulunduğumuz yüzyılda insanlık tarihine geçecek inanılmaz örnekler yaşamıştır. İnanmayanlar, Çanakkale de yedi düvele karşı kazanılan zaferde askerimizin bir günlük yemek listesine bakabilirler.
Çekilen sıkıntıların yanında ,”Komşusu açken tok yatanlar bizden değildir” hadisini hatırlatacak şekilde, adı duyulmamış ülkelere milyarlarca karşılıksız yardım yapıldığını zaman zaman duyarız. Doğru büyük devlet olmak, vermeyi gerektirir.
Mülteciler için yapılanları dillendirmek bu milletin karakteriyle uyuşmaz. Ancak bu kadarı da olmaz denilecek misalleri öğrendikçe evine ekmek götüremeyen, çocuğuna okul harçlığı veremeyen, simit- çay hesabını yapamayanlara haksızlık yapmıyor muyuz?
Emekliliği hak etmiş günümüzdeki vekillerimizin bir aylık maaşları, 14600 lira maaş alanların kaç katına ulaşmıştır. Cumhurbaşkanımızın maaşına yüzde kaç zam yapılmıştır? Milletvekillerinin maaşı emekli maaşının, ortalama öğretmen maaşının kaç katına ulaşmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’e milletvekili maaşı ne kadar olmalıdır sorusu sorulduğunda “cevabı öğretmen maaşını geçmesin” olmuştur.
Sıkıntıya ortak olmaya evet derken, varı paylaşırken unutulanlara diyecek bir sözünüz var mıdır? Yap, işlet devret modeliyle, geçmediğimiz köprüye, binmediğimiz uçağa, gidemediğimiz hastanelere, otoyollara taahhüt edilen sayı, emekliye verilen zammın altı katı olmuş mudur?
Efendim, yüzde altmış beş zam hayırlara vesile olsun! Yiyenlerin……












Sevgili hocam kaleminize yüreğinize sağlık.
Kalemine sağlık Gardaş. Ulul Emre itaat kültüründen gelen bir toplum düşünce tarzını değiştirmedikçe hiçbir şey değmeyecek. Her şeyden önce yöneticilere itaatsizlik etmeyi Allah'a itaatsizlik olarak görmek yanilgisindan kurtulmamız gerek.Yukarikailerin degismesi için tabanın değişmesi şarttır.