Bir takvim yılını daha geride bıraktık. Adına ister yaş alma, ister ihtiyarlama, isterse yaşlanma diyelim her geçen gün, ay ya da yıl menzile bir adım daha yaklaştığımıza işaret eder. Benim ihtiyar kelimesi daha çok hoşuma gidiyor, zira sözlükteki anlamı “seçme, ayırt etme kabiliyeti gelişmiş olan” olunca, insanın ruhunu okşuyor.
Ayırt etme kabiliyeti artınca, insan yanlışlarından da arınabiliyor. Geçtiğimiz yıl boyunca sizlere yanıltıcı bilgiler verdiğim için özürler diliyorum. Yanılgılarım o kadar çok ki; işte birkaç örnek.
Büyüklerim, yarın tekrar bir araya geldiğinizde, düşmanınızla bile olsa yüz yüze bakabilmeyi engelleyecek laflar etmeyin derlerdi. Çok dikkat etmeme rağmen bazen, ister gaflet deyin, ister delalet deyin büyük laflar etmişim. Hâlbuki yaşı yetmişi çoktan geçmiş, onlarca defa emekliliği hak etmiş şanlı büyüklerime bakıyorum birbirlerine, ne dün, ne önceki yıllarda bir birlerini incitebilecek tek söz etmemişler! Meydanlarda bile ne kadar edepli cümlelerle birbirlerini methetmişler. İyi de yapmışlar, kader bağlarını örünce ve geçmişte yaşanan hiçbir acı hatıra olmayınca nasıl da sevgi çemberiyle bizlere örnek oluyorlar! Geçen zamanda konuşulan incitici laflar olmayınca kucaklaşmak, ne kadar da doğal oluyor. İnsanın, çok yaşa padişahım, Süleyman şahım, Sinan’ım, demesi bile kolaylıkla anlaşılıyor!
“Süleyman Şah” deyince, gerçi geldiği yerde vatan toprağı sayılıyordu ama türbenin taşınmasını önceden çok garipsemiştim! Şimdi anlıyorum ki her türlü zarardan korunması için bir gecede, kimsenin ruhu bile duymadan vatan topraklarına getirilmesi ne kadar isabetli olmuş. Hala orada kim iktidarda o bile belli değil! “Mutabakata bağlı kalmalarını” söyledik ama ne yapacakları belli olmadığı için ne kadar şükretsek az!
Geçtiğimiz hafta asgari ücret komisyonu yeni yılda uygulanacak miktarı açıkladı. Ben inanın böyle olduğunu bilmiyordum! Yetkililerimiz açıklamasıyla öğrendim ki; geçen çeyrek asır boyunca, dar gelirlilerin enflasyon canavarına kesinlikle ezdirilmediğini öğrendim. Ne kadar haksızlık etmişim, rakamlar ortada. Yok açlık sınırının bile altındaymış, yok emekli profesörler bile yoksulluk sınırından düşük maaş alıyorlarmış gibi laflara saf saf inanmışım. Bir daha yanlı kanallara ve basılı yayınlara bakmama kararı aldım. Şimdi rahatladım çok şükür. Tarafsız bakınca “Aaa Haber “ varda haberimiz yokmuş, güzel haberlerden, demeye başladım.
Birde yeni yıl da zamlar dur durak bilmiyor, bitmeyecek gibi yanlı tarafların yazdıklarına artık itibar etmeyeceğim. Kardeşim satacak bir şey kaldı mı ki, satıp bütçeyi denkleştirsinler! Tabii ki vergiler artacak, cezalar katmerleşecek, fiyat düzenlemesi olacak. Yoksa maaşlar nasıl tıkır tıkır ödenecek!. İşin ödeme tarafını düşünen yok.
Sağlıkla kalın.
Not: Düşlerinizin yaşandığı günler, umarım 26’nın içinde istemediğiniz bolluktadır.
Prof. Dr. Nazmi Polat












Değerli abiciğim çok güzel anlatmışsınız.Kalemine sağlık, iyi günlerde görüşmek üzere,.Selamlar,.
2026 yılı 2025 ve öncesinin problemleriyle geldi ve devam edecek. İnsanın fıtratında geleceğin iyi olması dileği hep olagelmiştir. Zatıalinize ve herkese yeni yılda ve yıllarda sağlık ve afiyetler diliyorum. Selam, saygı ve muhabbetlerimi arz ederim. Var ve sağ olasınız efendim.
Kaleminize yüreğinize sağlık sayın hocam, güzel konuya değinmişsıniz. 2026 yılında size, ailenize huzurlu sağlıklı geçmesini diliyorum.