Her Ocak ayında olduğu gibi devletimizi yönetenler uzun süreli görüşmelerin ve bütçe maratonlarının sonucunda çalışanlar, emekliler, asgari ücretliler için 2026 yılı için geçerli maaş rakamlarını açıkladılar. Özellikle asgari ücret ve en düşük emekli aylıklarının netleşen rakamları, yöneticilerimizin beyanlarından da anlaşılacağı gibi idare edenleri çok memnun etti. Belirlenen her ücretin sonucunda çalışanların enflasyona karşı ezdirilmediği, son yirmi beş yıl alım gücünün hiç azalmadığı ifade edildi.
Yetkililerimizin elindeki verilerle, bu işin muhatapları arasında çok büyük farklar olunca da eli kalem tutanlar başladı karşılaştırmalara. Yok, efendim söz gelişi 2004 yılında ev kirası şu iken bu sene bu, belirlenen ücretle önceleri şu kadar gram altın alınırken şimdi bu kadar, benzinin varili şöyleyken böyle oldu diye liste uzayıp gidiyor. Rakamların diline bakılırsa ücretiler çok haklı, yetkilileri dinlersek yapılabilecek en makul zamdan dolayı onlar çok haklı. Nasrettin Hoca misali haksız olan yok. Haksız olan var mı? Var tabi ki! Kimler mi? Mukayeseyi yanlış yapanlar.
Söz gelişi samimiyetine çok güvendiğim bir dostum, “Emekliyi enflasyona ezdirmediniz,2015 te asgari ücretlinin %25 fazlasını alan emekli, bugün asgari ücretlinin %20 eksiğini alıyor” diye yazmış. Rakamlarda vermiş, son belirlenen asgari ücretin 28075 Türk lirası, emekli aylığının da 23335 Türk Lirası olduğunu belirtmiş. Söylenen ve yazılanlarda yanlış var mı, hayır yok.
Her kesim işine geldiği gibi rakamları ve istatistiki bilgileri yorumlayıp açıklama yapadursunlar, bile bile bir yanlışta ben yapmalıyım. Ben karşılaştırmayı asgari ücretliyle en düşük emekli maaşıyla karşılaştırmayı aklımdan geçirmiyorum. Biliyorum mutlu olmak için kendinden alttakilere bakılmalı. Ama gönüle laf anlatmak o kadar kolay değil.
Söz gelişi yazılanlara bakılırsa bizi enflasyona ezdirmeyen büyüğümüzün maaşı önceden emekli de olduğundan 456993 Türk lirası imiş. Tabi ki asgari ücretliyle bu maaşı alan yetkilimizin aldıklarını karşılaştırmak doğru değil! Hep yaptıkları işin karşılığı çok farklı, hem de bulunduğu konum itibariyle masrafları!. Şimdi ikisi de şu kadar mesai harcıyor neden böyle fark var demezsiniz sanırım. Birde bu yüksek rakamları alan büyüklerimizin iki yılı aşkın bir süre görev yaparak emekli olup, tekrar tekrar seçildiğini, güven tazelediğini, emekli olup yan gelip yatmak varken hizmete talip olduklarını da hesaba katmazsak haksızlık olmaz mı?
Nankörlük te etmemek lazım sevgili emekliler. Geçen hafta bütçe mesaisini daha yeni bitiren yetkililerimiz, yorgunluklarını üzerlerinden atmadan, bütçe imkânlarını da ince ince değerlendirip düşük maaşı 20000 Türk lirasına çıkardılar! Üç bin lirayı geçen maaş farkları da bu ay emeklilerin hesabına geçeceğini de unutmamak gerekir.
Ne güzel bir atasözümüz,” Sakla samanı, gelir zamanı”. Samanın kıymetini bilmezsen, sen bilirsin.
Sağlıkla kalın.












Çok güzel örneklerle açıklamışsınız hocam. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Ne diyebiliriz ki
Hocam kaleminize emeğinize sağlık, keyifle okuduk.
Mukayeseli Bangladeş'le, Etiopya, Sühanla yaparsak biz iyiyiz. ABD, Fransa, Almanya ve İngiltere ile yaparsak çukurun dibiyiz. İLO'yu ve Dünya Sağlık Örgütü'nün verileri nerede!? Teşekkürler Sn. Polat. Var ve sağ olasınız.