Öğrenim dönemini bir tarafa bırakırsam ömrümün yarım asırlık dönemini akademisyen olarak geçirdim. Değişik aralıklarla, muhasebe yaparak Büyük Türk Milletine ve Sonsuzluğa kadar yaşayacak Türkiye Cumhuriyetine karşı vazifemi yapıp yapmadığımı sorgularım. Bazen yaptıklarımın bu fukara milletin bana ödediklerinin yanında hiç mesabesinde olduğunu görür derin bir üzüntüye kapılırım.
Akademik hayatım boyunca onlarca yıl derslere girip, binlerce öğrenciye bilgi nakli yapmaya, yol göstermeye, daha güçlü ve daha mutlu ülkeye giden doğru hedefleri göstermeye çalıştım. 350 den fazla bilimsel makalem oldu, onlarca sempozyum da ya katılımcı ya da düzenleyici görevlerini yerine getirdim, yüzlerce konferans verdim, bilimsel kitaplar yayınladım. Şimdi çoğu profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, bilim uzmanı olan 36 öğrencime danışmanlık yaptım. Halen her fırsatta borcumu ödeyebilmek, ilmimin zekâtını verebilmek için elimden geleni yapmak için bütün bilimsel faaliyetlere katkıda bulunmaya gayret ediyorum, etmeye devam edeceğim.
Zaman zaman daha fazlasını neden yapamadığımı düşünsem de bazen rehavete düşüp daha ne yapacaktın, gibi hoş bulmadığım duygulara da katıldığım olmuyor değil.
Ancak son günlerde sosyal çevre, görsel basın, yazılı medyada insanların bitirdikleri okullar, aldıkları kariyerler, yaptıkları lisansüstü çalışmaları görünce bunca yılı boşa geçirdiğime inanmaya başladım. Aslında yaptıklarımın günümüz görevlileriyle mukayese ettiğimde kendimi ezik, çizik biri olarak değerlendirmeye başladım!
Bakınız bir görevlimiz, benim asistan olduğum yıldan sadece bir yıl önce dünyaya gelmiş. Ömrünü o kadar verimli geçirmiş ki kendimden utanmam gerektiğini gözümün içine sokuyor! İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektronik Mühendisliği Lisans, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Anadolu Üniversitesi, İşletme Ön lisans, Lisans, İktisat, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Oxford Üniversitesi Diplomasi Eğitimi, Dışişleri Akademisini bir çırpıda bitirmiş. Mevla’m nazardan esirgesin. Kem gözlerden korusun.
Dahası Münih Teknik Üniversitesi Haberleşme Mühendisliği ve İstanbul Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliğinde yüksek lisans çalışmalarını tamamlamış.
Dahası yok zannetmeyin bütün bunların yanında koltuğunun altına Özel Hukuk ve Biyomedikal Mühendisliği dalında iki de doktora sığdırmış.
Bütün bu işleri 1995 yılında başladığı, uluslararası birçok aktif çalışmayı gerçekleştirip para kazandığı yıllar içerisinde başarmış. Tebriklerimle birlikte, bu diplomaları çok zeki ve günün en az yirmi saatini çalışarak geçiren bir kişi için hesaplanan sürenin kırk yıl olması gerektiğini de belirtmeliyim!
Kendime kızmakta haklı olduğuma bir kez daha inandım.
Yazık olmuş boşa geçen ömrüme!
l












Sistem ile savaşın acımasız araçlarının sınırı yok. Her şeyi normal akışından çıkartmak sadece tek güruhun operasyonu olabiliyor. Buna da ilim yağması/bilim yağması diyelim. Bende böyle bir yazı yazayım. İnşaat mühendisliği ve Kamu yönetimi bitirmiş birisi olarak, haziran 2025 te bitirdiğim ikinci eğitimimin bitmesine yakın iptal edilen diplomayı görünce “şimdi anladınız mı neden ikinci eğitime başladığımı?!” demiştim (dostlar sürekli bu yaşta kaymakam mı olacaksın diyordu) dostlara. İptal edilen ile yağmalanan diplomalar ne büyük çelişki değil mi? Milletimizin geride kirletilmedik diploması kalmıştı o da uluslararası eğitim liginde WC kâğıdına döndürüldü. Acı çok acı. Neler görmedik ki?!
Vay be. Allah a şükür ki böyle büyüklerimiz var. Utanmalısınız sayın hocam. Adamın birkaç yılda yaptığını bir ömür çalışıp yapamamışsınız.Çık çık çık ....
Fosseptiğin dışa sızan pis kokusunun tipik örneği.. İğrenç. Toplumsal ve kamusal çürümüşlüğün zirvesine şahitlik ediyoruz. Bunlar bir de korunmasın mı!?
Sayın hocam, bu şahsın eğitime olsun kadar ihtiyacı varmış ki ; bu kadar mücadeleye girmiş. Acaba eğitile bilmiş mi? ( "Tenekeyi parlatsan , hiç çeyrek altın eder mi? )
Vatana hizmet başkalarıyla kiyas kabul etmez gorev aşkı ile yapılır. İbadet hükmünde olan hizmetlerden pişmanlık olmaz. Kinaye yaptığının farkındayım. 15 sene eşimle birlikte köylerde çalıştım. Merkeze gelince köye adım atmamış, soba yakmasını bile beceremeyenleri görünce burukluk yaşadığımı itiraf ediyorum. Yine de bir köy çocuğu olarak, fırsatım olsa yine aynı şevk ve istekle köye koşarım. Selamlarımla seni tebrik ediyor ve yürekten kutluyorum dostum.
Hocam bu konuda hepimiz kahroluyoruz zaten! Yazık adamcağız 10 adet diplomasindan 4 adedini iptal etmek zorunda kalmış ya oturup ağlayasım geldi! Koskocaaa BTK nın başkanı adam .Sülalecek saygın kişiler zaten.Bir tek dağda domuzların eksik ?Geçenlerde ormanda dolaşırken ve hatta HOLLANDA da at üzerinde domuz avlarken görmüşler F.B.S.K.isimli bakanı'p duruyormuş.Bulmuştur belki aradığını! Belki ormanları yakanları da yakalarlar ellerindeki BILGİ TEKNOLOJİSIYLE kim bilir??? Vatan birvgün kurtulacak inşallah !!!Selamlar ,Saygılar .
Yüreğinize ve kaleminize sağlık hocam. Siz kendinizev kızmayın hocam. Bizi bu hale getirenler .... Bize bu yolda doğru bir şekilde yürümeyi öğrettiniz. Sizin öğrenciniz olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Bize ışık oldunuz. Yol gösterdiniz. Bize doğru olmayı öğrettiniz. Allah sizden razı olsun. Allah sonumuzu hayr eylesin inşallah. Tırnaklarımızla bir yere gelmek herşeyden daha iyidir hocam.
Yüreğinize ve kaleminize sağlık hocam. Siz kendinizev kızmayın hocam. Bizi bu hale getirenler .... Bize bu yolda doğru bir şekilde yürümeyi öğrettiniz. Sizin öğrenciniz olmak benim için onur ve gurur duyuyorum. Bize ışık oldunuz. Yol gösterdiniz. Bize doğru olmayı öğrettiniz. Allah sizden razı olsun. Allah sonumuzu hayr eylesin inşallah. Tırnaklarımızla bir yere gelmek herşeyden daha iyidir hocam.