Bir takıma gönül verdiyseniz söyleyeceklerim, yazacaklarım sizlere bir mana ifade edecektir. Ben tarafsızım, ya da hep galip gelen takımı tutarım diyorsanız; takım ruhunu anlayamazsınız. Bu iki kitlenin genellikle tuzları kurudur. Dünya yansa umurlarına gelmez. Günlerini gün eder, ne mağlubiyet, ne küme düşme, nede averajla şampiyonluğu kaçırma gibi durumlar onlara gam, keder oluşturmaz. Etliye ve sütlüye karışmadıklarından günlerini gün etmek, daha fazlasını elde etmek, herkeste olmayanı temin etmek onlar için değişmeyen gayelerdir.
Ama bir takıma gönül verip, onun gerçek taraftarı olursanız, takımın durumu, puan sıralaması, her sezon aldığı puan, ülkeyi temsil edip edememe halleri sizin dünyanızı, gündüzünüzü gecenizi kapsar. Sevdanızın boyutuna göre onunla yatıp, onunla kalkarsınız. Her yeni sezonda hazırlık kamplarından başlayarak, nerede maç varsa oraya koşar, kar kış gibi olumsuz hava şartlarından etkilenmez, şampiyonluk heyecanı ile çırpınır durusunuz.
Genç denmeyecek yaştan itibaren ben de bir takıma gönül verdim. İlk yıllarda, bunlardan hiçbir şey olmaz diyenlerin çok olması moralleri hiç bozmamış aksine taraftarları hırslandıran motivasyonlara sebep olmuştu. Her yeni yıl, her atılan adım, şampiyon olmaya gidecek alt yapının kurulmasına vesile olmuş, yüzyılın en iyi antrenörlerinin biri olan koçla takım adından söz edilen hüviyete kavuşmuştu. Kadro yapılanması için bütün engeller aşılmış, imkânsız denilecek merhaleler büyük bedeller ödenerek, basamaklar bazen birer birer, gerektiğinde sıçrayarak aşılmıştı. Takımın gücü arttıkça rakip takımlarda aradığını bulamayanlar taraftarlarıyla birlikte bizimle olmaya başladı.
Artık ligin en büyüğü olmaya ramak kalmıştı ki, dışardan müdahalelerle lig maçları iptal edildi. Diğer takımlarda bundan etkilense de, bizim takım koçla birlikte bütün idarecilere yasaklar getirilmesiyle çok zor günler yaşamaya başladı. Başka bir adla yeniden yapılanmaya çalışılsa da eski günlere ancak aynı isim, aynı koç ve kadrosuyla gerçek hüviyete bürünebildi.
Koçun bilge liderliği sayesinde takım şampiyon olmasa da en çok önemsenen, her kesimin çekinerek saygı duyduğu bir yapıda adından tekrar söz ettirmeye başladı. Ancak koçun ansızın ölümü, yeni koç arayışları, kısa sürede olsa yaşanan fetret devrine rağmen, takım ilk sezonda yörenin şampiyonu oldu. İşler tam da yoluna girdi derken yeni koç hiç kimseye haber vermeden ligden çekildi. Bir daha geri dönmeyecem dese de koltuğunu bırakmadı. Boşluğu dolduranlarla birkaç yıl hasım olsa da neler döndü bilinmez aniden kanka oluverdiler! Acı olanda, bir şekilde öz takımın kadro dışı bırakılan aslarının her biri başka bir takım kurarak ligde tutunmak için uğraşıya girdiler.
Neler yaşandı bilinmez, fakat başından beri aynı forma ve renkleri taşıyan kulüp, ligdeki en önemli rakibinin yönetimden düşmüş koçunu kurucu yapıp, ligin var oluşunu sağlayan kuralları askıya alma yoluna girdi.
Böyle bir ligde şampiyonluğu kazanmak için ayrılarak yeni renkli formayı taşıyanlar, ne yapıp yapıp bir olmak, güçlü olmak, iri olmak, diri olmak ve varoluşu gerçekleştiren takım ruhuna erişmek zorundalar. Yoksa bırakın puan kayıpları ile küme düşmeyi, her biri alt kümelerde bile tutunamayacaktır.
.
Sağlıkla kalın.
NOT: Son zamanlarda hep aynı rüyayı görmeye başladım. Yorumunuz beni rahatlatacaktır bilesiniz.
Prof. Dr. Nazmi Polat












Gönül verdiğimiz takım küçük olsun benim olsun zihniyetiyle kadroyu dağıttı, maalesef kendileri de iflah olmuyor, ayrı takım kuranlar da bir kaç sezon sonra taraftarların istikbal vadeden bir yerde toplanması ile yeniden bir derlenme toparlanma olabilir.
Tuttuğum takım üstüste şampiyon oluyor, bu yüzden hiç handikabım yok
Merhum Galip Erdem'in 1981 yılbaşı gecesine atıfla yazdığı " Beşiktaş Nasıl Kurtulur" makalesini hatırladım. Merhum Galip Erdem Ağabeye Allah'tan rahmet diliyorum. Zatıalinize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sosyolojik olaylar tarihi olguya da dönüşebilirler. Tarihi olaylar daha kısa sürelidir. Takımın şampiyonluğu da dilerim ki olay olsun.
Sevgili hocam 2gün önce çok genç yaşta bir kardeşimiz vefat ettmişti. Cemaat toplandık saf tuttuk imam ortalıkta yok.Herneyse cemaatten biri öne çıktı ve peygamber efendimizin cenaze namazını kıldırmadan önce sorardı."Ey cemaat bu mevtadan alacağı olan varmı" diye sorardı. Şimdi bende aynı soruyu soruyorum deyince birkaç kişi el kaldırdı ve cemaat kendiliğinden dağıldı.Vesselam.
Kıymetli hocam benim de şu anda takımım yok; yani tarafsızım ; ancak elbetteki bir dünya görüşümüz var Türkiye’yi de bu dünya görüşümüz de bir yere . Bu takım nasıl olsa bir gün gidecek biz gider takımımızda yerimizi alırız bu hep böyle biline...
Takımın ana gövdesi başına gelecekleri bildiği için yok olmamak adına takımı başka bir gövdeye monte etmiş görünüyor. Ana göndeden ayrılan parçalar ise bir olmaz, iri ve diri olmaz ise amatör kümeye gideceklerdir.. .
Bizleri de aynı duyguyu paylaşmaya yönlendirip sizinle beraber tuttuğumuz takımın bu duruma düşmesi hepimizi derinden üzmüştür. İnşallah YENİ ve BU TAKIMI ESKİ HALİNE GETİRECEK BİR KOÇ başa geçer de hep birlikte şampiyonluklar görürüz. Ya da dediğiniz gibi alt liglerde tutunamaz hale geliriz. Gördüğünüz rüyalar hayra vesile olur inşallah hocam.