Milli birlik ve beraberlik, milleti oluşturan, bir arada yaşayan fertlerin birbirini sımsıkı kucaklamasıyla hayat bulan bir olgudur. Milleti meydana getiren unsurlar arasında birlik bütünlük ve ayrılamaz beraberlik, birlikteliğin temelini oluşturur.
Ulu önder Atatürk’ün ayrıştırmadan kucaklaştıran milliyetçilik anlayışı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kırılmaz, parçalanmaz çimentosu olmuştur. Millî birlik ve beraberliğin ruhu “ Türkiye Cumhuriyetini kuran halka TÜRK denir” sihirli cümlesinde yatmaktadır. Bu cümle kültür temelli birlikteliğin anahtarıdır. Milli birliği ayrımsız kucaklayan kocaman bir şemsiyedir. Aslında birçoğu anlamamak için dirense de bu sihir “Ne mutlu Türk’üm Diyene” vecizesinde de birliği, beraberliği perçinleyen bir ifadedir.
Anadolu hâkim unsurla birlikte her darda kalanı bağrına basıp, onun derdini dert edinip, varını paylaşıp bir olmanın onlarca örneğini bu vatan topraklarında yaşatmıştır, bu fedakârlığa ihtiyacı olan beslenme sütünü alamayan bebeklerimiz bile şahittir.
Seksenli yılların ortasında başlayıp günümüze kadar gelen ve Arap baharının neşet edip, aralarında yüz binlerce yaşlı ve çocuğun soykırım denilecek boyutta hür dünyanın gözleri önünde katledilmesiyle, yaşanan ana kadar devam edegelmiştir. Libya’da olanları, özgürlük getireceğiz nidalarıyla Irak’ta yaşanan katliamları ve Suriye’de daha dün olanları hafızamızdan çok çabuk sildik. Gazze’de yaşananları da zihinlerimizden silip unutacağımız günler çok uzak bir tarih gibi görünmemektedir.
Terörsüz Türkiye, gençliğinin en güzel yıllarını ıstırapla geçiren bir neslin yaşayan bir örneği olarak en çok beni, benim gibi yaşayanları mutlu eder. Etle tırnak gibi bir olanların arasına sokulan fitne tohumunun kökünün kazınmasına da en çok bizim nesil bayram eder.
Hedeflenen Türkiye’ye gidecek yolu belirlemek amacıyla kurulan komisyonun on yıl sürecek gizlilik kararı konuşulanları, alınacak kararları kimler için gizlidir. Konuşulan her kelimenin harfiyle İmralı’ya, Kandil’e ulaştırıldığı noktasında şüphesi olan var mıdır? Türk’e Türkçe ’ye Türk Bayrağına karşı olanlar konuşulan ve alınan kararları hayata geçirenler arasında yer almaktadır. Mecliste temsil edilen siyasi partilerden biri hariç hepsi komisyon üyesidir.
Şu soruyu sorduğumuz için acaba haksız mıyız?
Milli dayanışmaya gidilecek nokta da, Asli unsur “Türk Milleti” neden bihaberdir!












Sayın Hocam, güzel ülkemiz Türkiye ve Türk Milleti hakkında yapılacakların Türk Milletinden on (10) yıl süreyle saklanması, gizlenmesi anlaşılır gibi değil. Kaderimizi yazanların ne konuştuklarını bilmek en tabii hakkımızdır. Bizden saklanıyorsa acaba olumsuz bir şeyler mi var diye düşünmemiz e sebep oluyor.
Yine çok güzel bir yazı kaleme almışsınız hocam. Kaleminize ve yüreğinize sağlık. Bize "NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE " düsturunu aşılayıp yaşattığınız için çok teşekkür ediyorum. Anlamayanlar için tekrar edelim hocam. Bu topraklar TÜRK toprağıdır. Sonsuza kadar da öyle kalacaktır. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE
Sırrı sırlarıyla gitti, onu sevip okşayan ,zaten ben ahrazım dedi, yani çok güzel sır sakladığını dermeyan eyledi. TÜRKLER duyarsa hiç iyi olmaz! Ormanlarımızı kimlerin yaktığını duyabildik mi? Duymadık ,duyurmadilar ve yanan bölgeler için MADEN RUHSATI verildiğini bazı yazarlar fısildayinca öğrendik, lakin TÜRK MİLLETİNİN elini kolunu bağladıkları için hiçbir hareket yok! Saygılarımla.
Yüreğinize sağlık güzel eseriniz için Hocam