Arkeolojik bulgular, yazılı kaynaklar ve kaya resimleri dikkate alındığında M.Ö. 8. inci yüz yıldan itibaren Türk Topluluklarının Anadolu coğrafyasında var olduklarını ispat etmektedir. Tarihçilerin belirttiğine göre bahsedilen yüz yıllarda, Kimmerler, İskitler, Afşarlar, Hunlar, Bulgarlar, Peçenekler ve Avarların Anadolu topraklarında iskânları söz konusudur. Arkeolojik bulgularda tespit edilen figürlerin Altaylar, Moğolistan ve Türkistan resimleriyle büyük oranda benzerlik söz konusudur.
Yakın tarihe gelindiğinde, Selçuklu liderleri olan Tuğrul ve Çağrı Beylerin yaşadığı bölgelerdeki olumsuzluklar nedeniyle yeni yurt arayışına girerek Horasan Bölgesine ilerlemeleri ve Gazellilere karşı Dandanakan savaşlarını kazanmalarıyla Selçuklular bağımsızlıklarını ilan ettiler ve Anadolu’nun ufuklarında var olmaya başladılar.
Türk tarihinde çok önemli yeri olan Malazgirt Savaşı, Bizans imparatorluğunu yıkılış sürecine sokarken; Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesini sağlayan kapının da açılmasına sebep olmuştur. Zaferin kazanılmasında görev alanlar arasında Selçuklu Türk’leri ve Bizans ordusundan Alparslan’ın ordularına katılan Türk boyları dışında bir katkı olmadığını bilim adamları ifade etmektedir.
Osmanlı imparatorluğunun ihtişamlı yıllarından sonra, üç kıtadan arta kalan vatan topraklarının nasıl işgal edildiği hafızalardaki tazeliğini korumaktadır. Büyük asker Mustafa Kemal Paşanın önderliğinde kazanılan kurtuluş savaşı Anadolu’nun tekrar ve sonsuza kadar Türk yurdu kalacağının mührü olmuştur.
26 Ağustos bu manada Anadolu’nun Türkleşmesinin hem kuruluş hem de kurtarılışının tarihteki imza günüdür. Bu toprakları vatan yapanlar ve bize miras bırakanların arasında Türk kanından başka toprakla buluşanı yoktur. Bu bedeli ödeyenler arasına bin yıl sonra eklemeler yapmanın kimseye bir faydası da beklenmemelidir.
Bu ülkeyi atalarımızın kanıyla bağımsız olarak devraldık. Aynı kanı taşıyanların canına ihtiyaç duyulursa(hiç şüpheniz olmasın), gereğinin yapılacağının tarihte binlerce örneğinde ki gibi gereği yapılır.
Can derdiyle bağrımıza bastıklarımız kendilerini bizden farklı görüyorlarsa onları burada tutacak değiliz. Kendilerini, kendi gibi hissettikleri topraklar onları beklemektedir. Anayasamızda da belirtilen şekliyle de, vatandaşlık bağıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne katılanların adı da Türk’tür.
Türkiye Cumhuriyeti, Türklerin kurduğu, kendini Türk hissedenlerin yaşadığı bir ülkedir.
Ne Mutlu Türk’üm diyene.
Not: Yazılarıma seyahatim dolayısıyla bir müddet ara vermek durumundayım Buluşmak ümidiyle, sağlıkla kalın












Bu kadim toprakları bize emanet eden büyük insan Mustafa Kemal ATATÜRK ‘e, şehitlerimize ve gazilerimize sonsuz şükranları…mekanları cennet olsun. Onları minnetle anıyoruz. Atalarımızdan bize miras kalan bu topraklar inşallah ilalebet TÜRK yurdu olarak kalacaktır. TÜRK derken “ ırki “ anlamda değilde büyük Önder ATATÜRK ‘ün “ Ne Mutlu TÜRK’üm Diyene “ veciz sözünde kasteddiği anlamda anlaşılmalıdır. Bu vatanı ve üzerinde yaşayan kadim TÜRK MİLLETİ’nin ilalebet payıdar olması için gönülden çalışan, çalışacak olan, seven insanların çok olması dileğiyle, Sayın Hocam iyi tatiller diliyor, tatil dönüşü yediklerinizi değil gördüklerinizi dinlemek üzere iyi tatiller diliyorum.
Büyük bir plan hatta projenin içindeyiz BOP. Ve 22 senedir biliniyor.Aslinda bu plan BıRİLERİNIN 100 yıllık, TURK Ü yok etme hayal ve niyetidir..!
Sade ve anlaşılır bir yazı olmuş emeğine yüreğine sağlık saygıyla sevgiyle selamlar degerli arkadaşım.
Bu vatan ezelde de TÜRK'TÜ. Şimdi de TÜRK. İlelebet de TÜRK kalacaktır. NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE