Terörsüz Türkiye hedefiyle uygun adımlar atarken birileri çıkıp pişmiş aşa soğuk su katmayı nasıl beceriyorlar! Devlet büyüğümüz yazdıkları metinlerin altına imzamı atarım derken,” İmralı’ya hiç kimse gitmese üç arkadaşı alırım yanıma ben giderim” sözünü ettiği gündeki kadar samimi ve heyecanlıydı. Kurucu önderi rahatsız edecek davranışlar da bulunmak hiç de yakışık almadı!.
İşleri spor yapmak, ayak topuyla güzel paslar atıp gol atmak olması gerekenler nelerle uğraşıyorlar! Hele ayak oyununu seyretmeye gelenlere ne demeli. Golleri alkışlaması, takımını destekleyecek slogan atması gerekirken “ apdo hiçtir, hiç kalacak” şeklinde bağırmaları oldu mu? Hele hele “azana” küfürlü tezahürat hiç mi hiç yakışmadı. Kadına kıza hakaret etmek te neyin nesi idi! Bu küfürleri edenlerin tarihi bilgileri de yok. Zamanında bu sevimliye kızım diyen lideri hiç mi akıllarına getirmez bu uygunsuz işleri yapanlar! Tabi ki grubun en yetkilisi anında kınamayı yapıştırdı!
Ama babasının mezarına gitmek isteyen öz kızını, (kınamayı büyük bir usturupla yapanlar) “Ay yüceymiş” bile demeden engellemeyi başarmışlardı!
Neyse ki, bu hedef saptırıcı bağırışlar cezasız kalmadı ve usturuplu bir ceza bağıran taraftarlar yerine kulübe anında kesildi. Her kes haddini bilmeli! Ama olanlar oldu ve bir vekil çıkıp bu cezayı ben ödeyeceğim diye açıklama yaptı? Anlaşılır gibi değil gerçekten!
Barışa doğru giderken Suriye’de olanlara ne demeli. Sanki Kobani’ den nasıl geçtiklerini unutmuş gibiler. Yaptığımız evler olmasa haliniz nice olur du düşünsenize! Müttefikimizin; sizi nasıl sürüden, ordu konumuna getirdiğini bilmiyor muyuz sanıyorsunuz? Aklınızı başınıza alın, verdiğiniz sözleri tutarak devletle bütünleşin. Ötesine karışmayız! Cuma namazını nerde kıldığımızı unutmayın, gerekli dersi çıkarın.
Ve siz siz olun terörsüz yolumuza diken olmayın.
Anladınız değil mi?
NOT:1-Beni gerçekten çok sevindiren ve içten içe, yaparsak biz yaparız dediğim önemli bir konu “savunma sanayiinde bağımsız olma ”yolunda atığımız adımlardı. İHA; SİHA, ve uçak yapımı noktasında aldığımız başarılarla gururlanırken, bu sevincimizde kursağımızda kaldı. Ülkemiz sınırları içerisinde peşe peşe düşen yada düşürülen ihalar, Azerbaycan’dan gelirken, Libya’ya giderken nasıl niçin düştüğünü, şimdilik bilmediğimiz uçak kazaları sevincimizi üzüntüye dönüştürdü. Görelim Mevla’m neyler.
Prof. Dr. Nazmi Polat











