İşitme kaybı dünya genelinde birçok insanın yaşam kalitesini etkileyen insanlarda sosyal izolasyon, depresyon hatta kognitif gerilemeye yol açan yaygın ve önemli bir sağlık sorunudur.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporlarına göre dünya genelinde işitme kaybı erkeklerde kadınlara kıyasla daha sık karşılaşılan bir sağlık problemidir. Türkiye özelinde de erkekler kadınlara göre daha yüksek oranlarda işitme kaybı yaşamaktadır. Bu oran temel olarak hormonal farklılıklar, genetik faktörler ve erkeklerin daha fazla gürültülü ortamlarda çalışma eğilimi gibi nedenlerle açıklanabilir.
Genetik faktörler: Yapılan araştırmalara göre genetik faktörler işitme kaybı için önemli bir risk faktörüdür. Özellikle X kromozomu üzerinde bulunan bazı genlerin işitme kaybıyla ilişkili olduğu bilinmektedir ve bu genler erkeklerde kadınlara kıyasla daha etkilidir.
Tüm işitme kayıplarının içinde X kromozuna bağlı gen defektleri yaklaşık % 1.7 oranındadır (3). İşitme kaybı çeşitli X kromozomu hastalıklarının bir özelliğidir. Bunlar arasında Alport sendromu, Norrie hastalığı, Hunter sendromu ve orbito-palato-digital sendrom gibi iyi tanımlanmış kompleks sendromlar bulunmaktadır. (K.B.B. ve Baş Boyun Cerrahisi Dergisi, 5 : 165–170, 1997)
Hormonal farklılıklar: Cinsiyet hormonları, cinsiyetler arasındaki işitme kaybı prevelansı üzerinde etkilidir. Östrojen hormonunun, kadınların işitme sağlığını koruyucu etki gösterdiği ile ilgili araştırmalar mevcuttur. Testosteron hormonunun ise işitme kaybı üzerinde olumlu veya olumsuz etkisi olduğu hakkında net bir araştırma sonucu yoktur.
Gürültüye maruziyet: İnşaat, madencilik, ulaşım ve endüstriyel üretim gibi gürültü seviyelerinin yüksek olduğu iş alanlarında çalışan erkeklerin sayısı kadınlara kıyasla daha fazladır. Bu tür gürültülü ortamlar, uzun vadede işitme kaybı için risk faktörüdür.
Diğer hastalıklar: Erkekler, kadınlara göre bazı hastalıklara daha yatkın olup bu hastalıklar işitme kaybı riskini arttırabilmektedir. Örneğin kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarının işitme kaybı risk faktörü olduğu açıklanmıştır ve bu hastalıklar istatistiksel olarak erkeklerde daha fazladır.
Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklar da işitme kaybı için önemli bir risk faktörü olup erkekler, kadınlara oranla bu maddeleri daha fazla tüketmektedir. Son yıllarda dünya genelinde kadınların sigara kullanımında artış olduğuna dair istatistiksel sonuçlar da mevcuttur.
Estetik kaygılar, iletişim ihtiyaçları ve toplumsal normlar cinsiyet faktörünün işitme cihazı kullanımındaki rolünü şekillendiren ana unsurlardır.
Konuyla ilgili yaptığım okumalara ve çalıştığım şehirde (Samsun) görev yaptığım kurumdaki gözlemlerime dayanarak işitme cihazı kullanımında cinsiyet faktörünün keskin bir fark yarattığını söyleyemem. Bu bağlamda kadın ve erkeklerin ayrı ayrı işitme cihazlarına bakış açılarını dikkate almak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Hem işitme uzmanlarının hem de üretici firmaların, kullanıcıların cinsiyete yönelik olası bireysel hassasiyetlerine dikkat etmesi işitme cihazı memnuniyeti açısından çok önemlidir.











