ABD ve İsrail 28 Şubat’ta İran’a geniş çaplı bir hava harekâtı başlatmış, İran’ın da bu ülkelerin üslerine misillemesiyle bütün Ortadoğu savaş alanına dönüşmüştü. Saldırıların ilk gününde İran’ı uzun yıllardır yöneten Ayetullah Ali Hamaney ve ülkenin savunmasından sorumlu çok sayıda üst düzey yöneticisi öldürülmüştü.
Dini lider ve yöneticilerin karşı tarafın eliyle koymuş gibi öldürülmeleri, çok kısa zaman dilimi öncesinde askeri yetkililerin benzer şekilde katledilmesi düşünülmesi gereken ipuçları verse de başka bir yazının konusu olacak kadar ciddiye alınıp kafa yorulması gereken bir durumdur.
Niçin Ortadoğu sorusunun cevabını daha önce bölgede gerçekleştirilen benzer ülke saldırılarından anlamamak için aptal olmak gerekir. Libya, Irak ve Suriye’de gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda sonuç ne ise İran’a ve sıradaki ülkelere yapılacak saldırıların da hedefi aynıdır. Silah pazarını elinde bulunduran güçlerin Pazar ihtiyacı apaçık bellidir. Deneme yapılacak ülkelerin kendileri gibi düşünmeyen, kendi inandıklarına inanmayanlar arasından seçilmesi de tesadüf değildir. Böyle olunca öldüren ve ölenin hesabı onlar için önem içermemektedir. İşin sonucunda bir de savaş tazminatı olarak enerji kaynaklarını yönetmeleri de eklenince her durumda kazanan taraf, kendileri olmaktadır.
Geçtiğimiz aylarda Venezüella’da yaşananlar ile Ortadoğu’da yıkımın gerçekleştiği ülkelerde yaşananlar arasında birçok benzerlik göze çarpmaktadır. Bu ülkelerdeki kılıcı kendi insanına oldukça keskin muhafaza askerleri ne hikmetse kurşun dahi atmadan buharlaşmışlar, nerede oldukları da pek sorgulanmamıştır. Aynı maksatla Taliban’a karşı yetiştilenlerin önemli bir bölümü İran’a ve ülkemize giriş yapmışlardı. İran’a gelenlerin şu günlerde ne işle meşgul olduklarını anlamak pek de zor bir mesele değildir.
Açıklanan savaş gerekçeleri ne olursa olsun birinci öncelik zengin yer altı kaynaklarını ele geçirmektir. Kaynakların kendi havuzlarına akmasının yanın da rakip ülkelere de gitmesini engellemek gerekir. Venezüella ve İran’ın en çok petrol sattığı ülkenin saldırgan için nasıl tehlike olduğunu artık herkes anlamış olmalıdır. Enerji darboğazı ile rekabetin bertaraf edilmesi söylenmeyen asıl amacı oluşturmaktadır.
Bunun yanında İsrail’i destekleyecek peyk bir devlet de değişmeyen hedefleri arasındadır. Bu devletlerin yaşayabilmesi, petrol kadar kıymetli ve stratejik önemi olan bir diğer can damarıda zengin su kaynaklarına sahip olmaktır. Bunun ucundaki hedefte bellidir.
İran’ın biz atmadık dediği füze parçalarının Nahcivan’a ve topraklarımıza düşmesi de arka planının çok iyi değerlendirilmesi gereken bir önem ihtiva etmektedir.
İnsanların, insanca yaşadığı günler yakın olur inşallah.
Sağlıkla kalın.
Prof. Dr. Nazmi Polat












Aklımızı başımıza alıp, biraz düşünmemiz gerekiyor. Bu durumu çoktan geçtik ama olsun. Zararın neresinden dönülürse kardır. Bu gidişin sonu nereye varacak diye. İnşallah bize uğramaz.
Allah sonumuzu hayır etsin
Bütün mekalelerinizi zevkle takip ediyorum, kaleminize, yüreğinize sağlık sayın hocam.
Kaleminize yüreğinize sağlık sayın hocam.
Ağzına, kalemine sağlik Hocam