Son yazımda nankörlerden, nankörlükten bahsedip, sıkıntıları ve sıkıntılı olanları irdelemiş, makul mantıklı yorumlar getirmiştim.(!) Beğenenlerin yanında sitem edenler oldu. Tabi ki sonuçları normal karşıladım. Ancak doğrusu beklentime de bir cevap alamamanın hayal kırıklığını yaşıyorum. Neden mi, yazımın sonunda açıklayacağım.
Hocaların bir taktiği vardır, öğrencilerin dersi daha dikkatle takip etmesi için, bugün anlattığım konu çok önemli ve sınav sorusu olabilecek öncelikler içermektedir, gibi cümleler kurarlar. Yazılarımın okunup okunmadığını test etmek için bende böyle bir yola girmiş bulunuyorum.
Ülkemizin ana sorunlarını içeren bir anket yapılsa, ilk sıraları alanların yeri zaman zaman değişse de, hayat pahalılığı, can güvenliği, terör, trafik, ekolojik dengesizlikler(bunu ben koydum, bilimsel olarak ta; farkında olmasak bile ilk sırada olmalı) gibi değişmez başlıklar yer almaktadır.
Her yeni gelenin hedefi, bu canavarları ilk yüz günlerde yok edeceklerini söylemektir. Yaşı yetmişi devirenler bu döngüyü on yıllardır, söylenenin aksini yaşamalarına rağmen, çıkmadık canda ümit vardır misali umutla beklerler.
Hayat pahalılığını önlemenin yolunun ithalat olmadığını anlamış olmalıyız. Tükettiğimiz tonlarca angusa rağmen kıymanın kilosu ilçelerimizde dokuz yüz liraları bulması bir gösterge olmalı.
Peki, çözüm nerede, ne yapmalı diye sorarsanız cevabı gayet basit(!) Mademki ithalat çözüm getiremedi, ihracatı yasaklamakla işe başlamalıyız. Benim insanımın pahalı diye tüketemediği yumurta gibi protein kaynağının ihracatı engellenirse, iç piyasada istemeseniz de ucuzluk başlayacaktır! Bu dâhiyane düşüncemin uygulamada olduğunu aydın bir dostum söyleyince, doğru tekdir diyerek bozuntuya vermedim.
Balık ve tavukta da ithalattan elde edilen gelirleri yok sayacak önlemleri aldığımızda ucuzlamaların kaçınılmaz olduğunu cümle âlem görecektir!. Ha bu arada ticaretten doğacak döviz açığının nasıl kapanacağını da yönetici ekonomistlerimiz nasıl olsa halleder.
Sebze ve meyvede bu sene incir, üzüm ve bazı sebzelerde yaşadığımız pestisit fazlalığı sebebiyle ithalattan geri dönen ürünler de iç piyasada ciddi ucuzlamalara sebep olur!. Özellikle tarımda kullandığımız bu maddeleri yaygınlaştırırsak iç ticarette hem bolluğu hem de paralelinde ucuzluğu sağlamış oluruz!
Gelelim beklentime, emeklilerin uzun ömürlü olmalarını düşük maaşla açıklayan yetkilimiz görevinden alınıp bir yüksek kurumun yönetimine getirildiğine göre; canavarla mücadele metotlarım sayesinde……
Sağlıkla kalın.
Prof. Dr. Nazmi Polat












Bana göre bu güruh rejimi değiştirmeyi programlıyor. Bu sebeple dikensiz gül bahçesi hazırlamaya çalışıyor. Dindarllığı artırmak gibi niyetleri de inanılır değil. Güç ve paranın kulu oldukları ortaya çıktı. Tatminsizliklerini tatmine çalışıyorlar.
Tüketim canavarı olmuşuz. Hiç üretim tarafına bakan yok. Çok doğru ve yerinde tespitleriniz var hocam. İnşallah her kalemde uygulamaya geçilir. Üreticiler de desteklenirse o zaman birşeyler olur herhalde. Bizlere öğrettiğiniz gibi "üretmeden tüketmek yok olmak demektir." Kaleminize ve yüreğinize sağlık hocam.