Dünyanın belki de en güzel cennet köşelerine, hatta saklı cennetlerine sahip bir coğrafyada atalarımız bizlere emanet ettikleri bir vatan bırakmışlar. Anadolu’yu vatan yaparken de yakın tarihimizde de çok büyük bedel ödemişlerdir. Bu bedelleri öderken, şu gün kendilerini farklı görenlerin söylenildiği gibi bir katkılarının da olmadığını tarihçiler ifade ediyor.
Görevli olduğum dönemlerde ülkemizin büyük bir bölümünde, değişik projeleri gerçekleştirmek için araştırmalarda bulundum. Balık tüketiminin artırılması maksadıyla değişik vilayetlerde toplantılar yapıp halkla diyaloglar kuruyor, konunun beslenme açısından önemini dile getiriyorduk. Sırada birkaç vilayetimiz kalmıştı ki emniyet güçleri bundan sonraki illerde güvenliğimizin riskli olduğunu ifade ettikleri için görev yerlerimize geri dönmek zorunda kalmıştık.
Doğu Anadolu’nun en görkemli bir şehrinde yapılan sempozyum sonrası bir sınır kasabamıza yapılan gezide hemen her ilçenin stratejik bölgelerinde bizim güvenliğimiz için nöbet tutan güvenlik güçlerini gördükçe içim sızlamıştı. Türk bayrağının şerefle dalgalandığı yurdumuz köşelerinde bilim insanlarını kimlerden koruyorlardı!
Değişik sebeplerle yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda kalan her millete yurdumuzu açmış, yerli halktan esirgediğimiz topraklarda iskânlarını sağladıklarımız, kısa sürede bizden biri gibi olmuşken, bir takım güçlerinde etkisiyle farklılıklarını sesli bir şekilde söylemeye başlamışlar, yok olmaktan kurtulduklarını çok çabuk unutanlardan olmuşlardır.
- Günümüzde ülkemiz tabiri caizse birleşmiş milletler göç merkezine dönmüştür. Suriye, Irak gibi iç savaş mağdurlarını bırakın, Afganistan’da Taliban karşıtlığı için eğitilmiş bir sürü askerimsi insanlar, Afrika’dan kaçanlar, adı duyulmadık ülkelerden göçenlerle sokaklarımız dolmuştur. Yerleşik düzene geçenler sözgelişi birçok bölgede “itikaf” maskesiyle örgütlenmeye, gruplar kurmaya, hatta çeteleşmeye doğru adımlar atmaya başlamışlardır.
- Bütün bunlar olurken sadece Müslüman değil aynı zamanda Türk olan Doğu Türkistanlı kardeşlerimizle, Ahıska Türk’ü dindaşlarımızla bir türlü barışamadık. Geçtiğimiz hafta Kayseri’de iade edilme merkezlerine götürülen 20 Uygur Türk’üne kapımızı açamadık. O Doğu Türkistan’a iade edilen her Müslüman Türkün ya öldürüldüğü ya da ömür boyu zindanlara atıldığı bir gerçeğini bilmemize rağmen.
- Yaşadığımız iç siyasal olaylar sebebiyle 49 milyar dolar kaybımız olduğu ifade edilirken, AB’nin ne kadarını vereceği belli olmayan 12 milyar dolar yatırım karşılığında üç Türk devletinin Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yok saymalarını kime nasıl açıklarsınız. Konuyla ilgili yetkililerimizin bir açıklamasını duyanlar oldu mu?
- Bütün bunlar olurken, ülkenin her yerinde dolaşamıyorsanız, yöresel isimlerle iş yerleri açamıyorsanız, büyük ekseriyetinize rağmen temsil noktalarında sayısal azınlıkta iseniz, özbeöz hem kardeş hem dindaşınıza kucağınızı açamıyorsanız, meselenin adı “TÜRK MESELESİ”’dir..
- Sağlıcakla kalın.












Bu yapılanları bahçeli isteseydi hiç birini yapılmazdı.
Kaleminize sağlık hocam. Ne Mutlu Türk'üm Diyene. İnşallah özümüze döneriz hocam.
Kalemine sağlık. İyi ki varsın