Haziran ayının ilk günlerinde Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelere ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi TBMM ‘inde görüşülerek kabul edilmişti. Teklif Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri hakkında Kanun’da da değişiklikler içeriyordu.
Teklifte Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hac ve umre harcamalarının Sayıştay denetimi kapsamından çıkarılmasıyla ilgili bir madde bulunuyordu. Teklif Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerinde, muhalefetin itirazlarına rağmen madde kabul edilmişti.
Değişen maddeye göre Diyanetin hac ve umre harcamaları Sayıştay değil, Diyanet’in görevlendirdiği denetim yetkilileri ve “gerekirse ”Cumhurbaşkanlığı” tarafından görevlendirilecek yetkililer denetleyecekti.
Bu kanun teklifi sırasında muhalefetin itirazları oldu. Doğrusu; dini vecibelerini yerine getirmeye çalışan bir inanan insan olarak, görüşmeler sırasında içim acıdı. Günlerce Diyanet yetkililerinden, Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan yüreklere su serpecek bir açıklama bekledim. Haykırarak demeliydiler ki; “Buyurun, hesaplarımızı en ince ayrıntılarına kadar bütün denetçiler, Sayıştay yetkilileri incelesin. Biz devletin kuruşunu haksız yere harcamaktan, bunun sorumluluğundan korkarız. Ahirete intikal edecek kul hakkına bizden daha çok itina gösteren olmaz, gerçek terazinin şaşmaz olduğu güne, ak alınla çıkmak isteriz diye itiraz etsinler.
Ben duyamamışım diye düşünüyorum.
Neyse ki verilen önerge ile hac ve umre ile ilgili harcamaların, yapılan iş ve işlemleri Sayıştay’ın denetlemesi yeniden düzenlendi.
Bu haberlerin mürekkebi kurumadan Diyanet işleri Mekke sorumlusunun 270 bin doları sayarken görüntüleri sosyal medyaya düştü.
Kâbe’nin, Mescidi Nebevinin yakınlarında bir sürü otel varken, onlarca kilometre uzaklıktaki otellerin kiralanması acaba bu olaylarla ilişkili midir? Binlerce yaşlı, çocuk uzaklık sebebiyle hangi sıkıntılara neden katlanmak zorunda kalmıştır. Bunun vebali varsa kim nasıl ödeyecektir!
Bugün aynı sayfalara erişme imkânımın olmadığını gördüm. İnşallah haberlerin aslı yoktur, yalan haberdir.
Diploması tartışılan yakınlara makam verilmesi, devletin imkânlarının kullanılarak hac görevinin yerine getirilmesi gibi, gerçekten inananların vicdanlarını sızlatan haberler dahil, yetkililerin bizleri rahatlatacak açıklamalarını bekliyoruz.
Sağlıkla, huzurla kalın.












????????????????????????????????????????????????
Allah (CC)’dan gerçek anlamda korkan ve inandıklarını hayatına tatbik edenlerden olmak dileğiyle. Sözün bittiği yerdeyiz Sayın Hocam.
Diyanet de bunu yaptıysa vay halimize hocam. Allah sonumuzu hayr eyler inşallah
Kaleminize sağlık Sayın Hocam.
Yazacak çok şey var ama Allah bu milletin hakkını yiyenlerin belasını versin zehir zıkkım olsun
Yaziklar olsun başkan olur