Seksenli yılların öncesinde başlayan öğretmen yetiştirmede model arayışları geçtiğimiz hafta açıklanan “Öğretmen Akademisi” formülüyle yeni bir dönemin başlayacağını göstermiştir.
Seksenli yıllara gelinceye kadar öncelikle köy enstitüleri ve öğretmen okulları ile başlayan, sonrasında eğitim enstitüleri ve yüksek öğretmen okulu modelleriyle devam eden; aranan ve bilen adam rolünde, rehberlik yapabilen, dünyasında ve rüyasında sadece öğretmenliği benimsemiş, bilgi dağarcığı pedagojiyle beslenmiş meslek adamları yetişmekteydi. Bu öğretmenler elindeki hamuru, yeteneğiyle örtüşen, ülkenin ihtiyacına uygun şekillerde, hizmet kervanının yolcuları ve yapıcılarına dönüştürüyordu.
Bu yılların akabinde sihirli değneği eline alan her bakan “daha iyi öğretmen yetiştireceğim diye” neler neler yaptılar. Yüksek Öğretmenlerin kapatılması, kırk beş günde yetişen öğretmenlerin okullara atanması, öğretmenlik dışındaki bütün mezunların öğretmen yapılması, öğretmen okullarının önce liselere dönüştürülüp kapatılması, YÖK ‘le birlikte enstitülerin “Eğitim Fakülteleri şekline gelmesi gibi çözüm arayışları maalesef iyi öğretmen yetiştirmede model olamadılar.
Atanmış bakanların arayışları hiç bitmedi. Yeni bakan Tekin, Mevla’nın yürü ya kulum zümresinden sayılan bir şahsiyettir. Bakan bey akademisyenlikte ve bürokraside merdivenlerin zirvesine takılmadan çıkan başaralı bir bürokrat olup, keşfedilen özelliklerinden dolayı sadece kendisi için çıkarılan bir günlük kanunla rektör atanmış ve son kararnameyle yıllarca müsteşarlık yaptığı kuruma Bakan oluvermiştir.
Öğretmenlik mesleğindeki aksaklıkları tespit eden Bakan Bey, KPSS ve uydurma denilebilecek formasyonla “öğretmen” olunamayacağı fikriyle bunların yerine özel sınavla alınacak adayların eğitileceği “Öğretmen Akademi” ’sini devreye sokmuştur. Her ne kadar öğretmen adaylarının nasıl seçileceği, eğitim süresi, akademideki derslerin nasıl okutulacağı, mülakat denen liyakati yok eden sistemin olup olmayacağı belli olmasa da “İş sahibi olma” amacıyla gelenlerden “iyi” öğretmeni zor çıkarırsınız.
Öğretmenlik; sistemin yurdun en ücra köşesinde olsa bile bulup ortaya çıkardığı, zeki ve başarılı öğrencilerin lise döneminde kazanacağı öğretmenlik sevdasını yüreğinde hissetmesiyle, yani öğretmenlik aşkı üzerine bina edilmelidir. Lisans eğitiminin yanına mesleğinin en iyilerinin vereceği pedagojik bilgiler, aranan öğretmeni ortaya çıkarır. Başarısı kanıtlanmış, yıllarca uygulanmış örnekler varken yeni keşiflerle zaman harcamanın millete ve ülkeye faydası çok ama çok tartışılır.
Sağlıkla kalın.












Öğretmen yetiştirmede başarılı olmuş modeller varken, yeni modeller arayarak zamanı israf etmenin bir anlamı yoktur düşüncesindeyim. Yine de bir model aranacaksa, Akademisyen olarak onlarca öğretmen yetiştirmiş eğitimci olan sizin gibi tecrübeli Hocalardan istifade edilmelidir. Eline ve kalemine sağlık Sayın Hocam.
Ellerinize kaleminize sağlık hocam. İyi ki sizin öğrenciniz olmuşuz. Bizlere çok şey öğrettiniz ve öğretmeyevde devam ediyorsunuz. İnşallah sizi bu konuda karar verici yerlerde de görürüz hocam.