Kıskanmak, herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü bir duruma bu özelliğinden dolayı hasetlenmek, buna dayanamamak, yerinde olmayı istemek, imrenmek gibi manalar taşır. Türkiye Cumhuriyetini kıskanmalarını bu anlamda normal karşılamak gerekir. Söz gelişi Almanya, Hollanda ve Belçika ve Fransa’da dolaşırken bir ülkeden diğerine geçerken adamların bir sınırı bile yok. Nerden geldin, nereye gidiyorsun diyene de rastlamadım. Kardeşim bir ülkenin sınırı nasıl belli olmaz, yolgeçen hanı gibi her geçenin girdiği bir ülke olabilir mi?
Adamlar haklı kıskanmakta, bizim sınır güvenliğimiz, gümrük kapılarımız dünyaya örnek bir nitelikte. Zaman zaman ne idüğü belli olmayan silahlı silahsız kişilerin taa Afganistan’dan, Afrika’dan, güney komşularımızdan giriş yaptıkları basında yer almaktadır. Ama bunların sayıları da abartıldığı kadar değil, ancak 7-8 milyon (kimileri 12-13 milyon deseler de)civarında olduğu ifade edilmektedir. Sınırı belli olmayan ülkeler bizi kavrayamadıklarından haset etmelerini anlamak gerekir. Hem biz onlar gibi insanları ehliyetli, ehliyetsiz; meslekli mesleksiz diye ayırmadan olduğu gibi kabul ediyoruz. Vasıfsız dedikleri insanların zaman içerisinde özellikle inşaat sektöründeki başarılarını göz ardı edemeyiz!
Fransa’ya gelinceye kadar üç ülkede kilometrelerce otoyol, onlarca köprüden geçtik. Geçiş ücretini tahsil edecek bir turnikeleri bile yok. Anlaşılan sadece Fransızlar, Türkiye’de var da bizde niye yok diye iki yerde artık bizde de var diyecek tesisler kurmuşlar.
Ama bizim seviyemize gelmeleri kısa zamanda gerçekleşecek gibi görünmemektedir.
Hollanda’ya her gelen gibi yel değirmenlerini, tahta ayakkabı imalathanelerini ve dünyaca meşhur peynirlerini görmemek olmazdı. Yalnız peynircilerde karşılaştığımız tadımlık ürünlerin kürdanla buluşmaları tam bir maharet isteyen ebatlardaydı. Doğru dürüst açlığımızı yatıştıracak peynir bile tadamadık. Bunlar hiç mi bizdekileri görmediler!
Brüksel olimpiyat ve atom modellemesiyle zihinlerde yer alan, uluslararası kurumlarıyla şöhret olmuş bir başkent. Dört ülkede önceki gözlemlerimden farklı olarak gördüğüm şey dilenci sayısındaki artış diyebilirim. Hiç olmazsa bu konuda bizi kıskanmasınlar artık!
Paris gez dünyayı gör Konya’yı özdeyişini hatırlatan güzellikte. Her turistin albümünde yer alan Eyfel kulesi, mimarisinin kanunla korunuyor olması, nehirdeki tekne gezileri hatırdan çıkmayacak anılar. Unutmadan yazmalıyım, adamların doğru dürüst bir özel okulları bile yok. Zorunlu eğitimin her aşamasında devlet okulları işlev görüyor.
Çoğunluğunu atanamayan öğretmenlerin görev aldığı liseleri bile yok. Sen ol da kıskanma!
Sağlıkla kalın.
Not: Engin gönüllü, fedakârlığın zirvesi, güzel davranışın abideleri, gezi organizatörümüz Koca ailesine şükranlarımızı sunuyoruz.












Değerli Hocam, kısa ve öz tesbitleriniz; yıllar değil belki yüzyıllar boyunca Türk Bürokrasinin çıkmaz yollarını sitemli bir şekilde çok güzel ifade etmenin yanında teşbih sanatının da yansımasıdır. Bu gezide 54 yıl önce aynı okulun koridorlarında karşılaştığımız gibi sıcak ve samimi buluşmayı yaşadık. Bu güzelliği bize yaşatan Yüce Allah'a şükürler olsun ???? Katılımcı okul arkadaşlarıma ve evlatlarına, Rahmi Koca ve aile fertlerine selam olsun ????