Aile toplumun en küçük fakat en temel yapı taşıdır. Yuva da huzur, sevgi, saygı, adalet varsa fertler mutlu olur. Mensuplarından biri diğerlerinden ayrı değerlendirilir, paylaşımlar eşitlik ilkelerini zedelerse ahenk bozulmaya başlar, iyi ve güzel şeyler aranır hale gelir, mutlu mesut yaşamın yerini olumsuzluklar doldurur. Başlangıçta oldukça önemsiz gibi gözüken küçük şeyler tedavisi zor dertlere dönüşür. Ama işin başında ailenin reisi kötü giden işleri hakkaniyet ve eşitlik ilkeleriyle çözüme kavuşturursa gıpta edilen yuvanın temel taşları yerinden kımıldamaz. Ailenin reisinin ölçüleri ve ilkeleri, adil ve eşit ise alanda verende huzur içindedir.
Seçilen muhtar; mahallesinin derdini dert edinir, sokaklar arasında fark gözetmez, en az oy aldığı sokakla en fazla taraftarının olduğu sokağı hizmet noktasında ayırmazsa işleyiş her kesimi memnun eder.
Okul müdürü; öğretmenler arasında ayrım yapmaz, öğretmen öğrencileri kendisine emanet edilen öz çocukları gibi benimserse hem öğretim hem de eğitim istenilen hedefe ulaşır.
İmam; kendini camiye hapsetmez, doğru bilgiye ulaşıp bunu yayar, dertliyi, yoksulu muhtacı görüp gözetir, ölüden diriden hakkıyla haberdar olursa mesaj görevini yerine getirir.
Belediye başkanı; toplumun bütün kesimini kucaklar, yaptığı her işi değişmeyen kriterlerle devam ettirir, var olan yasaları sana bana göre değil yasanın gerektirdiği gibi uygularsa varlığın yokluğu hissedilmez.
Rektör; özellikle bilimsel kararlarda liyakati ölçü alır, atamalarda değişmeyen ölçekleri temel bilimsel kriter yapar, makamlara layık olanları getirirse yönettiği üniversite benzerlerinin önüne geçer.
Kaymakam, vali devletin kendisine tanıdığı yetki ve imkânları, ihtiyaca en uygun olandan başlayarak dağıtır, problemleri çözerken işin aciliyetine ve önemine öncelik verirse varlıkları herkesi memnun eder.
İç sesim sıralamayı devam ettirmemi istemedi. Hâlbuki başkente doğru yola çıkmıştım. Bilmiyorum neden çekindi! Ya da neden korktu. Ne güzel zirveye kadar gidip sonrada iğneyi kendime batıracaktım.
Sonunda da çok şey mi istiyorum diyecektim!
Sağlıkla kalın.












Kaleminize yüreğinize sağlık hocam. İç sesimiz olarak yazıyorsunuz.
Hocam harika bir yazı kaleme almışsınız. Tebrikler. Neden devam ettiremediğiniz konusuna gelince, meramınız okur tarafından fazlasıyla anlaşılmıştır.