Takımın geçirdiği başarısız süreç ve rakibin kümede kalmak için mücadele ediyor olması sebebiyle kolay geçmeyeceğini düşündüğümüz müsabakada, erken yediğimiz şanssız gol hepimizi tedirgin ederken beraberlik golünün erken gelişi ve peşine oyunun hakimiyetini almamız maçın sonraki dakikaları için ümidimizi artırdı. İlk yarı sona erdiğinde hepimizin düşüncesi maçı çok zorlanmadan kazanacağımız yönüne dönmüştü.
İkinci yarıya rakibin baskı ile başlayacağını hepimiz bekliyorduk. Ancak ikinci yarı itibarıyla topu rakibe bu kadar bırakacağımızı ve özellikle 70.dakikadan sonra bu kadar baskı yiyeceğimizi düşünmemiştim. Sonuçta rakibin kadro kalitesi ortada. Her ne kadar rakip açısından hayati önem taşıyan bir maç olsa da rakibin baskısına cevap verebilecek durumda olmamız gerekirdi. Maalesef bunu başaramadık.
Özellikle Holse ve Emre’nin inisiyatif almaması, Ntcham’ın yorulması, sakin kalamamamız ve ileriye gönderilen topların orada kalmaması sebebiyle bu baskı oluştu. Sonrasında şansın da yanımızda olmasıyla maçı galibiyet ile tamamladık. Tabiki lehimize verilen penaltıyı da atlamamak gerekir.
Uzun süren başarısız süreçten sonra alınan bu galibiyet ligin son sürecinde ilk üç motivasyonunu korumak açısından çok önemliydi. Son dört maçın üçünün iç sahada olduğunu düşündüğümüzde ilk üç iddiamızın hala güçlü olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Ancak biri ts maçı olan son dört maça gerek kulübün gerekse taraftarın özel önem vermesi ve ilgi göstermesi gerek. Bu kadar sıradanlaştırılmış olmamalı. Bakalım kulüp bu konuda ne yapacak ve tribünlerin durumu ne olacak?











