Bugün takımdan beklentim rakiple kafa kafaya mücadele etmesi ve maçın sonuna kadar tura ortak olarak kalmasıydı. Maçın başlamasıyla beraber takımın sert ve temaslı oyunu motivasyonun yerinde olduğunu gösterdi. İlk yarıdaki mücadele neticesinde takımın yorulduğunu gözlemledik. Bu ikinci yarı öncesi tedirginlik oluştursa da maçın sonuna kadar mücadele gücümüzü koruduk sayılır. Ancak oyuncu değişikliklerinden sonra oyundaki etkinliğimizi kaybettik. Maçı kazanabilecek pozisyonları yakalasak da maalesef golü bulamadık ve neticesinde elenen taraf olduk.
Turu kaybetmemizin sebepleri; ilk maçta yediğimiz o basit ikinci golün yarattığı dezavantaj, yedek kulübemizin yetersizliği ve net bir santraforumuzun olmayışıydı. Bugün gol sezisi olan bir golcümüz olsa özellikle sağdan geliştirdiğimiz ataklarda golü bulmamız işten bile değildi. Maalesef Marius kanat oyuncularına avantaj sağlayacak noktalarda bulunamadı. Kendisinin iyi niyetinden şüphemiz yok. Ancak maalesef ya yanlış yerde ya bir adım geride yada bir saniye gecikmeli harekete geçiyor. Topla buluştuğunda ise hiçbir zaman gerekli kaliteyi sahaya koyamıyor. Bize 16.dakikadaki pozisyon gibi pozisyonlardan da arada sırada sonuç çıkartabileni lazım ki Marius’un yüzdesi daha rahat pozisyonlarda dahi oldukça düşük. Ayrıca bu akşam Makambou’nun kendisine bazı pozisyonlarda tepki göstermesi de o mevkide oynayan oyuncunun diğer oyuncuların işini kolaylaştırmak hususunda yapması gerekenler olduğunu net şekilde gösterdi. Bazen bu özellikleri olsa bizde ne işi var yorumları ile karşılaşıyoruz. Ancak dün akşam UEFA Avrupa Liginin kapısından döndüğümüzü gözden kaçırıyoruz.
Samsunspor iki sezondur belli bir plan ve disiplin dahilinde bir oyun sahaya koyuyor. Takımın büyük çoğunluğu bir standartta futbol oynuyor. Zaman zaman bireysel olarak kötü performanslar sergilense de tüm eksiklere rağmen genel bir standart var. Hatta maç yorumlarında bile artık tek tek oyuncular pek yorumlanmıyor. Varsa çok iyi yada çok kötü performanslar dile getiriliyor. Ancak konu belli mevkilerde düğümleniyor. Santrafor,6 numara ve Ntcham. İyi bir santrafor,dinamik ve sert bir 6 numara ve oyunu daha hızlı yönlendirecek ve daha özel işler yapacak bir oyuncu gerekiyor. Yukarıda belirttiğim gibi UEFA Avrupa Liginin kapısından döndük. Eğer bu kaliteyi yakalayabilmiş olsaydık dün turu geçen taraf biz olurduk.
İki sezon transfer yapamamış bir kulüp olarak transfer sürecine daha hazırlıklı ve alternatifli girileceği beklentisi içindeydim. Söylemler de bu doğrultudaydı. Transferlerin kampa yetiştirileceği dile getiriliyordu. Ancak UEFA Avrupa Ligi Play Off maçlarına dahi tamamlanmamış kadro ile ve ümit vermeyen bir yedek kulübesi ile çıktık. Zaten her iki maçta da oyuncu değişikliklerinden sonra oyunda düşüş yaşadık. Bu Thomasvy Reis’in tercihlerindeki yanlıştan çok hocanın elindeki seçeneklerle ilgili bir durum kanaatimce. Bugün 6 dakikalık uzatmayı bizim sahamızda yok edecek tecrübede bir rakibe karşı UEFA Avrupa Ligi play off müsabakasında, hocanın oyunu çevirmek için elindeki imkanı, geçtiğimiz sezonu 2.ligde geçiren Polat ise bu konuda biraz düşünmek zorundayız bence.
Tribün performansımıza gelince ilk yarıda top rakipteyken gayet başarılı ıslık uygulamış olsak da bunu ikinci yarı kaybettik. Tepki anlamında da çok iyi olduğumuz söylenemez. Ancak zaman zaman yüksek katılımlı tezahüratlar yapabildik. Grupların bir biri ile koordine içinde hareket etmemesi veya edememesi tribünün tamamına olumsuz etki ediyor. Nereden hangi ses geldiğini anlayıp iştirak etmeye çalışırken hiçbir tezahürata katılamıyor münferit taraftarlar. Bu sebeple doğru kararlar almak ve artık grup bazında bireysel hareket etmekten uzaklaşmak gerektiği kanaatindeyim. Çünkü geniş katılımlar olmadan stadyumda atmosfer oluşmuyor.
Bu mütevazı kadro ile Panathinaikos’a kafa tutmamız bir gurur tablosu idi bizler için. Maç sonunda ise bu oyuncu grubu ve teknik heyet onore edilmeyi hak etmişti. Ancak maçın bitiş düdüğü ile yaşanan tribünü boşaltma yarışı sebebiyle maalesef bunu beceremedik. Daha özel bir kapanış yakışırdı bu akşama.
Bundan sonraki süreçte hem ligde hem Avrupa’da yoğun bir süreç bizi bekliyor. Ancak ligimizin kalitesi ve futbolcu alacaklarının düzenli ödeneceği düşünüldüğünde her sezon Avrupa Kupaları potasında kalmak çok sürpriz olmaz kanaatindeyi











