AEK maçının hayal kırıklığı ile stadyumun yolunu tuttuk bugün. Bunun yarattığı bir heyecan kaybı da vardı açıkçası. Buna rağmen tahmin ettiğimden daha fazla taraftar vardı tribünlerde. Ancak maalesef sahaya ve oyuna etki anlamında başarılı olamadık. Zira sinerjisi yok edilmiş ve dolayısıyla enerjisi kaybolmuş bir taraftar topluluğuyuz hali hazırda. Bunun sebeplerini başka bir yazının konusu yapacağım ilerleyen günlerde.
Bugün daha çok sahada gördüklerimden bahsedeceğim. Tabiki her maç kazanmak istiyoruz ancak bugün maçın başında beraberliğe razıydım. Hatta arkadaşlarıma favorimin Başakşehir olduğunu da söyledim. Her ne kadar oyun olarak Başakşehir bariz bir üstünlük kuramasa da neticede skor olarak üstünlüğü almayı başardı.
İlk yarıda özellikle sağdan ceza sahasına girdiğimiz bir kaç pozisyonda topu doğru oyuncu ile buluşturabilsek belki iyi oynamadığımız bir müsabakayı üç puanla tamamlayabilirdik. Başaramadık.
Bu akşamın bence en önemli yönü artık bazı şeylerin dışa vurulmuş olmasıydı. İlk olarak Eyüp Aydın’dan bahsetmek gerekiyor. Kendisi belki hatalı pası neticesinde yediğimiz golden ötürü ıslıklandığını düşünüyor olabilir. Ancak konu tamamen gs maçının öncesinde ve sonrasında verdiği görüntülere ilişkindir. Bu davranışı Samsunspor taraftarının büyük çoğunluğunu kızdırmış ve yaralamıştır. Tepkiler bunadır. Ayrıca bu durumu, gs maçı sonrasında doğru iletişim stratejisi ile Samsunspor yönetiminin çözmesinin mümkün olduğunu ama bu konuda hiçbir adım atılmadığını da eklemek istiyorum.
Soner Gönül ve Okan Kocuk’a yapılan protestolar için açıkçası üzgünüm. Ancak taraftar bu konuda haksızdır da diyemiyorum. Hatta tepkiler bu üç oyuncuya yönelince Marius’un da bu akşam protestolardan kurtulduğunu düşünüyorum. Yukarıda belirttiğim gibi taraftar haksız diyemiyorum ama futbolcuların kapasitelerinin bu kadar olduğunu da biliyorum.
Bu noktada, bu oyuncuları taraftarın önüne atan kişinin sezon genelinde Yüksel Yıldırım, son maçlar özelinde ise Thomass Reis olduğu kanaatindeyim. Zira Yüksel Yıldırım stadyumu doldurmazlarsa transfer yapmam zihniyetinde olacağına herkesin eksikliğini gördüğü mevkilere takviyeler yapsa bu çocuklar taraftarın tepkisini bu kadar çekmeyecekti. Yine Thomass Reis haftalardır yaptığı ve nedenini anlamadığımız yanlış oyuncu değişikleri ile takımın oyundan düşmesine sebep olmasa yine bu oyuncular günah keçisi olmayacaktı. Bugün oyuncuların ıslıklanması oyuncuların protesto edilmesinden çok bence Yüksel Yıldırım’a bir mesajdır. Mesajı alır mı ya da ne şekilde yorumlar bilemiyorum. Ancak hiçbir şey bana sürpriz olmaz bu konuda.
Thomass Reis’in maç sonu açıklamalarını okudum. Hepsine hak veriyorum. Sadece iki husus var. Maçı kazanamadığımız için tepki verildiğini düşünüyor. Oysa ki tam olarak böyle değil. Bugün kazansak ve bir sonraki iç saha maçında kaybetsek yine bu akşamki tablo yaşanabilirdi. Çünkü bu akşam yaşananların bazı şeylerin dışa vurumu olduğu fikrindeyim.
Diğer husus ise biz bir aileyiz, bir birimizi korumalıyız ve desteklemeliyiz söylemi. Biz bir aile miyiz yoksa bizler dış kapının mandalı mıyız biz bunu anlayamadık açıkçası. Her talebi kulak arkası edilen, her şartta giderlere maruz kalan, hiçbir şartta takdir edilmeyen aksine azarlanan, yok sayılan bizler bu ailenin neresindeyiz? Bana kalırsa her şeyin asıl sebebi burada yatıyor. Ancak bu , ısrarla görmezden geliniyor. Bir kez daha tekrarlamak ve uyarmak istiyorum. Bazı şeyleri kaybetmek kolay ama tekrar yerine koymak zordur.











