10 Kasım…
Yine geldi hüzün dolu sonbahar günü.
Arkadaşları ile birlikte etrafı düşmanlarla dolu bir kara parçasını vatan haline getiren bir büyük liderinin aramızdan ayrılışının 86. Yılındayız.
O’na her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğu bir dönemdeyiz o büyük insan hayatta değil ama fikirleri ilk günkü tazeliğini koruyor.
NUTUK bir başucu kitabı gibi kütüphanemizin en güzel yerinde.
Etrafımız ateş çemberi halinde. Savaş ne zaman çıkacak dediğimiz bu günlerde senin ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh Sözünü Unutmak’ ne mümkün.
‘Cumhuriyeti Biz Kurduk Onu Yükseltecek Ve Yüceltecek Sizlersiniz’ dediğin gençler, okullarını bitirdi iş arıyor, gelecek kaygısı taşıyor umutlarını tüketmiş bu ülkeden gitmenin yollarını arıyor.
Din ve Devlet İşlerini birbirinden ayırarak kutsal dinimiz siyasete alet olmasın diye kurduğun Diyanet İşleri Başkanlığı’nın başında bulunan kişi hutbelerde senin adını ağzına almıyor senin fikirlerin yerine Audi A 6 peşine düştü.
Doktorlar eylemde, avukatlar hak arıyor, emekli yaşam mücadelesi veriyor, anneler çocuklarının beslenme çantasına yiyecek koymakta zorlanıyor, asgari ücretli aldığı para ile kira ödeyemiyor.
İŞTE BU AHVAL VE ŞERAİT’te de senin izinden gitmeye devam edeceğiz.
Bu dünya durdukça fikirlerinin peşinden gitmeye devam edeceğiz.
Her sene olduğu gibi bu sene de seni…
SAYGI, SEVGİ, ÖZLEM VE RAHMETLE ANIYORUZ…
Ruhun şad mekanın cennet olsun











