Akaryakıt istasyonunda göçük oldu ve bir baba ile iki kızı hayatını kaybetti.
Anne Çiğdem Kaya ise son anda yaralı olarak kurtuldu.
Akaryakıt istasyonu sahibi tutuklandı.
Buraya kadar sorun yok.
Sonra konu meclise taşındı ve ilginç olan şey bu şehirde 19 yıl belediye başkanlık yapmış, 3 farklı ilde Karayolları Bölge Müdürlüğü yapmış Yusuf Ziya Yılmaz dururken ruhsatın verildiği dönemlerde AK Parti’de hiçbir görevi olmayan Avukat Ersan Aksu çıktı akaryakıt istasyonuna ruhsatı veren Yusuf Ziya Yılmaz’ı savundu.
Kaç kişi buna inandı orası çok su götürür.
2011 yılında o akaryakıt istasyonuna ruhsatı veren Yusuf Ziya Yılmaz o bölgenin heyelan bölgesi olduğunu bilmiyor mu?
Ersan Aksu mecliste dedi ki akaryakıt istasyonu sahibi ruhsatın verdiği izinlerin dışında çalışmalar yapmış, yıkama bölümünü yerini değiştirmiş.
Diyelim ki öyle olmuş.
Ersan Bey AK Parti kurulduğu günden beri hem büyükşehir belediyesini hem de akaryakıt istasyonunun bulunduğu Canik ilçesini AK Parti yönetiyor.
Adama sormazlar mı yıllardır hiç mi denetleme yapmadınız?
Göçüğün olduğu yerin 100 metre arkasında yine Allah yarattı demeden dinamitle patlatarak aşağı indiriyorsunuz. O patlayan dinamitler kayaları yerinden oynatmıyor mu?
Hayatını kaybeden 3 kişi toprağa verilmeden o heyelan bölgesinde iş makinaları kayaları aşağı indirmeye devam etti. Hani nerde ölüye saygı?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yıllardır dere yatağına bina yapılmaz demesine rağmen yine ruhsatında Yusuf Ziya Yılmaz imzası bulunan dere yatağındaki AVM’yi nasıl savunacak sınız?
Samsun’un tek 5 yıldızlı oteli yine Yusuf Ziya Yılmaz imzalı olan oteli kaçak konumunda değil mi?
OMTEL Otel arkasında başlayan sahil yolu da Yusuf Ziya Yılmaz döneminde oldu hukuka takılmadı mı?
Kulelerdeki rezaleti zaten bilmeyen yok.
Yusuf Ziya Yılmaz’ın hukuksuzluklarını savunamazsınız ya da savunsanız da kimseyi inandıramazsınız.
Er geç hâkim karşısına çıkmalı ve hesap vermeli.
Halit Doğan da heyelan bölgesinde çalışmalara devam ediyor.
Etsin er geç ona da birileri hesap sorar.
Heyelandan sonra Halit Doğan Mimarlar Odası ile iş birliği anlaşması yaptı.
Hem de Mimarlar Odası en sert tepkiyi veren oda olduğu dönemde.
Peki Halit Doğan Avrupa’ya köprü incelemeye vergi müfettişini gönderirken o Mimarlar Odası yok muydu?
Peki o bölgede yani heyelan bölgesinde çalışmaları durdurmak için daha kaç kişinin ölmesini bekliyor sunuz?
Unutmayın bu dünyanın ötekisi de var.
Mahşer gününde ben milletvekiliyim ben 3 ölüme rağmen çalışmaları durdurmadım ama koskoca büyükşehir belediye başkanıyım deme yok.
O hayatını kaybeden 3 can sizin de olabilir di. Bir kez daha düşünün dağları delerken…












Bu anlatılar doğrumu…..?