Samsun Aile Hekimleri Derneği Başkanı Gökhan Demircioğlu, Sağlık Bakanlığı’nın ve yöneticilerin aile hekimlerinin sorunlarını para olarak lanse ettiğini ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Samsun Aile Hekimleri Derneği Başkanı Gökhan Demircioğlu, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları olarak, sağlık sisteminin en temel taşlarını oluşturan birinci basamak sağlık hizmetinin sunumunda, adil ve etkili bir çalışma ortamı yaratılmasını savunduklarını söyledi. Demircioğlu, ‘ Son yıllarda, sağlık hizmetlerine yönelik yapılan düzenlemeler, özellikle Aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma şartlarını zorlaştırmış, meslektaşlarımızın özlük haklarını ve toplum sağlığını tehdit eder hale gelmiştir’ dedi.Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği'nin, sağlık hizmeti sunumunun kalitesini olumsuz etkilediğini belirten Başkan Demircioğlu, ‘Bu yönetmelik, hem mesleki bağımsızlığımızı zedelemekte hem de vatandaşlarımızın hak ettikleri koruyucu sağlık hizmetlerini almasının önünde engel olmaktadır. Biz artık derdimizi anlatamadığımızı düşünmüyoruz, sorumluların bizi dinlemediklerini düşünüyoruz. Halkın hak ettiği nitelikli sağlık hizmetini önceliyoruz. Sesimizi daha güçlü duyurabilmek adına 2-6 Aralık’ta 5 gün iş bırakıyoruz.’ Diye konuştu.
Gökhan Demircioğlu aile hekimlerinin sorunlarını da şu şekilde sıraladı.
- Halkımızın en çok başvuru sebebi olan ilaçlar ( antibiyotikler, halk arasında bilinen adıyla ağrı kesici ve mide koruyucular gibi) alakalı olarak hekimi sınırlandıran uygulamalardır. Bakanlık hastalarımızla bizi karşı karşıya getirmek yerine Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nde gerekli düzenlemeleri yaparak düşündükleri ilaç suistimallerinin önüne geçmelidir.
- Bilimsellikten uzak teşvik kriterleridir. Kamunun bütçesi ile hak ediş alan aile hekimleri kamuya olan görevini daha iyi yapabilecek, halkın sorunlarına odaklı teşvik kriterleri istemektedir.
- Sağlıkta şiddete çözüm üretilmesidir. Yayınlanan yönetmelik hasta-hekim ilişkisini zedelemekte şiddeti daha da arttırmaktadır. Şiddeti engelleyici kanunlar ve hasta- hekim ilişkisini gereken saygın seviyeye getirecek yönetmelikler düzenlenmelidir.
- Katsayılar arttırılmadan nüfus düşürülmesidir. Bakanlık bu yönetmelikle 4000 olan tavan nüfusu 3500 olarak belirlemiştir. Bu sayı bir illüzyondur. Çünkü zaten ilimizde ortalama kayıtlı nüfus 2950’ye kadar düşmüştür. Doğal olarak tavan nüfusun azalması vatandaşlarımızın hizmet alımında anlamlı bir kalite artışı sağlamayacaktır. Sağlık Bakanlığı yıllardır vaat ettiği katsayı arttırımlı nüfus düşürme uygulamasını hayata geçirmemiş, bize olan sözünü tutmamıştır.
- Keyfi sözleşme fesihlerinin önünü açarak iş güvencemiz elimizden alınmıştır. Sözleşme yenilememiz bakanlığın yıllık belirleyeceği kriterlere bağlanmıştır. Bilimsellikten bu kadar uzak yönetmelik çıkaran bakanlığın ortaya koyacağı hedefler neler olacaktır? Yıllar içinde iş yükümüz fazlasıyla artmıştır. Bir de bunun üstüne sözleşme hedeflerinin peşinden koşmak işleyişin aksamasına neden olacak, olan yine vatandaşa olacaktır.

