Yeniden Refah Partisi Samsun İl Başkan Yardımcısı Engin Ak’ın eşi ve kızının farklı partilerde aktif görevlerde bulunması, kamuoyunda “çıkar ilişkisi” ve “siyasi ahlak” tartışmalarını alevlendirdi. Eleştiriler, parti yönetimine ve etik kurallara kadar uzandı.
Yeniden Refah Partisi Samsun İl Başkan Yardımcısı ve Mahalli İdareler Başkanı Engin Ak, yalnızca kendi siyasi faaliyetleriyle değil, ailesinin farklı partilerdeki görevleriyle de gündemde.
Edinilen bilgilere göre, eşi M.A., AK Parti Canik İlçe Kadın Kolları yönetiminde, kızı B.A. ise Anahtar Parti Gençlik Kolları Genel Merkez üyesi olarak aktif siyaset yürütüyor.
Bu durum, kent siyasetinde “siyasi etik” ve “çıkar ilişkisi” başlıklarının yeniden tartışılmasına neden oldu. Eleştiriler, “Aynı aile farklı partilerde görev alıyorsa bu demokrasi midir yoksa stratejik bir çıkar düzeni mi?” sorusuna odaklanıyor.
Mesleği sünnet ve düğün fotoğrafçılığı olan Engin Ak’ın kendisini “foto muhabir” olarak tanımlaması da dikkat çekti. İddiaya göre, aile fertlerinin farklı partilerdeki aktif görevleri, Yeniden Refah Partisi yönetiminin bilgisi dışında gelişti.
Parti tabanında ise şu sorular dillendiriliyor:
“Olası bir seçimde Engin Ak, hangi seçmen kitlesine hitap edecek?”
“Ailesini kendi partisine kazandıramayan bir yönetici, halka ne kadar etkili olabilir?”
Siyasi Etik ve Ahlak Sorunu
Uzmanlar, siyasette görev alanların yalnızca kendi çıkarlarını değil, kamu yararını gözetmeleri gerektiğini vurguluyor.
Siyasi etik, tarafsızlık, dürüstlük, şeffaflık, çıkar çatışmasından kaçınma gibi ilkeleri kapsarken; siyasi ahlak, toplumun adalet ve doğruluk anlayışına uygun davranmayı gerektiriyor.
Aile fertlerinin farklı partilerde görev alması kağıt üzerinde demokrasi göstergesi gibi görünse de, bilgi akışı, etki alanı paylaşımı ve örtülü işbirliği iddialarını da beraberinde getirebiliyor.
Parti içinden bazı isimler, İl Başkanı Muzaffer Candemir’in bu durumu bildiği halde Engin Ak’ı görevde tutmasını “parti içi zaaf” olarak değerlendiriyor. Eleştiriler, “Bu, Yeniden Refah Partisi’ne ihanet değilse nedir?” noktasına kadar uzanıyor.
Siyasi pozisyonların liyakat yerine aile ilişkileri üzerinden şekillenmesi, kamuoyunun siyasete olan güvenini zedeliyor.
Uzmanlara göre, bu tür durumlar yasal açıdan suç teşkil etmese de, siyasi etik açısından ciddi bir sorun. Halkın gözünde siyaset, halk için bir temsil mekanizması olmaktan çıkıp “aile şirketi” görüntüsü vermeye başlıyor.


